SPOR YARALANMALARI

Spor yaralanması dediğimiz zaman genelde aklımıza sporu profesyonelce yapanların yaralanması gelmektedir. Halbuki spor büyük kitlelerce rekreasyonel yani eğlence, sağlık ve vücudu zinde tutmak amacıyla yapılmaktadır. Bu noktadan hareketle konuya -spor yaralanmalarına- daha ziyade sporu eğlence amaçlı olarak yapanlar açısından bir yaklaşım getirmek istiyoruz. Çünkü yarışma amaçlı yapılan yaralanmalarda genelde çalıştırıcılar, teknik adamlar ve ortopedi kökenli olmayan fakat spor yaralanmaları konusunda eğitim almış doktorlar/yardımcı sağlık personeli yönlendirici olduğundan yaralanan sporculara genelde uygun şekilde ilk yardım yapılıp sonraki tedavileri için uygun yerlere ulaştırılmaktadır.

Fakat kişiyi bedenen ve ruhsal olarak iyi durumda tutmak için, yaygın adıyla fitness ve eğlence amaçlı yapılan sporlar, ülkemizde ne yazık ki hiçbir ön hazırlık yapılmadan, düzensiz bir şekilde ve gerekli tedbirler alınmadan da yapılmaktadır. Bu nedenle yaralanmalar daha fazla olmakta ve ilk yardım ile sonraki tedavilerinde sorunlar yaşanmaktadır. Yurdumuzda eğlence amaçlı olarak sık olarak yapılan sporlar futbol, basketbol, voleybol, tenis, bisiklete binmek ve aletli jimnastik, judo gibi uzakdoğu sporları yanında son yıllarda da kayak ve snowboard popüler olmaya başlamıştır. Kış sporları büyük bir oranda eğlence ve vücudu zinde tutmak için yapılmaktadır. Fakat genelde yılın belirli zamanlarında yapılan bu sporda kişiler yeterli ön hazırlık yapmadan pistlere çıktığından sporcu ve sağlık kuralının değişmez şartı olan "SPORDAN ÖNCE ÖN HAZIRLIK" yani vücudun yeterli fiziksel uygunluğa getirilmesi şartı genelde gözardı edilmekte ve kişi yaralanmalara büyük oranda açık olmaktadır. Bu nedenle her sporda olduğu gibi kayak sporunda da sakatlık oranını azaltmak için spora hazırlık dönemine kesinlikle özen gösterilmelidir.

92 yılında sporcu sağlığı ile ilgili yazdığım bir yazıda "SPORDA BAŞARININ YOLU İLMİ TEMELLERE DAYANAN ANTREMANLARDAN GEÇER. YETENEK ŞARTTIR AMA YETERLİ DEĞİLDİR. SPOR SAKATLIKLARINDAN KORUNMANIN EN ÖNEMLİ ŞARTI HİÇ ŞÜPHESİZ YETERLİ FİZİKSEL UYGUNLUĞU GELİŞTİRECEK ANTRENMAN PLANLANMASI YAPMAKTIR. BU KURAL HEM HOŞ ZAMAN GEÇİRMEK İÇİN EGZERSİZ YAPAN AMATÖRLER, HEM DE YÜKSEK PERFORMANS SPORCULARI İÇİN GEÇERLİDİR" demişim. Bu sözlerimi on yıl sonra aynı şekilde tekrarlıyorum. Biz konumuz olan kayak sporuna ve onun değişik formu olan board ve benzeri kış sporlarına dönecek olursak her spor yaralanmasında olduğu gibi bu spor dalında da yaralanmalar basit bir sıyrık, ezik, zorlama, burkulma şeklinden kırıklar çıkıklar ve daha ciddi yaralanmalara kadar uzanmaktadır. Kayak ve benzeri sporlar genelde denge sporu olup buna ilave olarak sürat önemli bir öğesini oluşturmaktadır.

Bugün bilindiği gibi yaralanmayı en az düzeye düşürecek teknoloji kayak malzemelerinde yansıtılmakta. Düştüğünüz anda ayaklardaki kayaklar otomatik olarak ayaktan fırlamakta düşen kişide kaygan bir ortamda kaymaya devam ettiği için yaralanmayı oluşturacak olan yüksek enerji dağılıp kişinin sıyrık ve eziklerle kurtulmasına yardımcı olmaktadır. Keza board yapanlar düştükleri zaman çok kez bileklerini kullandıklarından bu bilekleri koruyan eldivenler veya sırtlarını koruyan şilteler kullanarak yaralanmayı en az düzeye indirmektedirler. Kayak ve diğer kış sporu yaralanmalarını omuz bölgesindeki yaralanmalar, kolun yukarı bölümündeki yaralanmalar, dirsek yaralanmaları, ön kol yaralanmaları, el bileği yaralanmaları, el ve parmak yaralanmaları, sırt yaralanmaları, kalça ve eklemi ve kasık yaralanmaları, uyluk yaralanmaları, iz yaralanmaları, ayak ve ayak bileği yaralanmaları şeklinde bölgelere göre sınıflamak mümkün. Ben burada bölgelere göre kayak sporunda en sık görülen yaralanmaları ve yaralanmanın nasıl oluştuğunu anlatmaya çalışacağım

Hiç yorum yok: