KUVVET ANTRENMANI İLKELERİ

Sportif performansta üst düzeyde başarıyı yakalamak, sistemli bir şekilde ve antrenman ilkelerine dayalı olarak çalışmaya bağlıdır. Antrenman sporcuya daha üst düzeyde kondisyon yaratmaya yöneliktir. Bu manada sporda daha yüksek düzeyde kondisyon yaratabilmek, antrenmanın üç temel ilkesine bağlıdır. Bunlardan birincisi antrenmanın özel olma ilkesidir ki, burada yapılan antrenman, geliştirmek islenilen spor dalının özelliklerini yansıtmak zorundadır. İkinci prensip ise aşırı yüklenme ilkesidir ve burada da antrenmanla geliştirilmek istenen performans ilkesinden sonuncusu ise geri dönüşüm ilkesidir. Bu bağlamda, antrenmanla kazanılan özellikler, antrenman bırakıldıktan belli bir süre sonra geriye döner.

Kişinin daha yüksek kapasiteye yükselebilmesi için, antrenmanla, organizmaya yüklenim yapması gerekmektedir. Ancak yükleme olumlu değişimi yaratabilmesi, onun dört özelliği olan yüklenmenin şiddeti, sıklığı, kapsamı ve süresinin yerine getirilmesi ile olabilir. Yüklenmenin şiddeti, yapılan çalışmada kalite özelliğini gösterir. Antrenmanın “kalite” özelliğini saptayan yükleme şiddeti ne kadar yüksek olursa, organizmanın üst düzeye çıkarılması, o denli hızlı ve yüksek olabilir. Örneğin; ağırlık çalışmada, ağırlığın 30kg.. veya 50kg olması veya koşu hızının belirlenmesi gibi. Yükleme sıklığı, belirli bir antrenman türünün ne kadar aralarda uygulandığını belirtir. Yükleme sıklığında, organizmanın antrenmanı takiben, kendisini tekrar yenileyip, bir sonraki yükleme için hazır duruma gelmesi ilkeleri yatar.

Maksimal yükleme, antrenmanın, kondisyonda en çok değişimi yaratmaya yönelik yüklemeleridir. Bu nedenle, bu tür yüklemeler ne kadar sık yapılabilirse antrenmanın daha yüksek kondisyon seviyesine çıkması da o kadar hızlı olacaktır. Ancak antrenmanın sıklığı, organizmanın normale dönebilme yeteneğiyle sınırlanmaktadır. Yüklemenin kapsamı, antrenmanda yapılan çalışmaların toplamıdır. Örneğin, bir ünite antrenmanda yapılan 10 tane 100 m koşusu (10x100 = 1000 m) yüklemenin kapsamıdır. Hangi tür özellikler ve ne kadar geliştireceği, yüklemenin kapsamı ile ayarlanır. Genel olarak, yarışma periyoduna hazırlık amacı taşıyan hazırlık peridoyu kapsamı, en geniş olan devreyi oluşturur. Yüklemenin süresi, kondisyonun daha üst seviyeye çıkarılmasında önemli bir özelliktir. Örneğin, 2 dakikalık bir çalışmanın, 3 dakikalık aynı özellikteki çalışmaya oranla, organizma üzerindeki etkisi farklı olacaktır.

Antrenmanın “kalite” özelliği, saptayan yükleme şiddeti ne kadar yüksek olursa, organizmanın üst düzeye çıkarılması, o denli hızlı ve yüksek olabilir. Şüphesiz kalitenin genelde sağlanmasında, sıklık özelliği de gerekmektedir. Antrenman teorisinde uygulanan şiddet ve sıklık unsurları, özellikle yarışma periyodunda, performansın optimalde tutulmasının anahtarıdır. Tüm özellikleri aynı olan iki sporcudan, kaliteli antrenmanı daha sık yapabilen başarılı olacaktır. Bunu bilen, sporda ileri gitmiş bir çok ülkenin antrenör ve sporcuları, kalite antrenmanını, olabilecek sıklıkta yapabilme sınırlarını zorlamaktadırlar. Burada sınırlayıcı etken, antrenman yüklenmesi ile yorulan ve yıkıma uğrayan organizmanın, ikinci bir yüklemeye kadar yenilenebilme hızı olmaktadır.

Antrenmana uyum, kişinin var olan kondisyonunun derecesi, o güne kadar yaptığı antrenmanın türü ve doğuştan getirdiği bir kısım yetenekleri, gibi bir takım faktörlere bağlıdır. Sporcunun daha yüksek kapasiteye yükselebilmesi için, antrenman ile organizmaya yüklenme yapılmalıdır. Yüklenme ile antrenmanın, geriye dönüş prensibine göre, antrenman yüklenmeleriyle kazandırılan tüm kondisyon özellikleri “biyolojik değişiklikler” antrenman yüklenmesinin azalması veya tamamen ortadan kaldırılması, halinde, geriye dönüş göstererek, antrenman öncesi düzeye dönecektir. Yalnız, uzun sürede kazanılan yavaş, kısa sürede kazanılanlar hızlı bir şeklide eskiye dönüş gösterecektir.

Antrenman yöntemleri arasında hızlı bir gelişim yaratmakla tanına, “intenval antrenman”la kazanılan kalp, dolaşım ve bir kısım biyokimyasal değişimler, “uzun yavaş tempo” (LSD) olarak bilinen antrenmanla kazanılanlardan daha hızlı kaybedilecektir. Geriye dönüş prensibi özellikle antrenman sıklığının düzenlenmesinde ve bir antrenman periyodundan diğer antrenman metoduna geçişte, bir kısım özellikleri antrenmanda yerlerini farklı özelliklerin geliştirilmesine bıraktıkları zaman düşünülmelidir (Açıkada. Ergen, 1990).

Yapılan araştırmalar bayanlar ile erkeklerin kas yapı ve kuvvetlerinde farklılıklar bulduğunu göstermektedir. Bu konuda; Hettinger (1966)’e göre iskelet kasları bayanlarda vücut ağırlığının % 35’ini, erkeklerde ise, % 41,8’ini oluşturmaktadır. Yine, bayanların kasları sadece nicelik olarak değil nitelik olarak da erkeklerden daha geridedir. Bu yapılaş özelliğe bağlı olarak, bayanların toplam kas kuvvet erkeklerin toplam kas kuvvetinin % 55’i ile % 80’i kadar olduğu öne sürülmüştür. Antrenman yapabilme yeteneği veya antrenmandaki gelişim bayanlarda hafta başına % 3,9 iken, erkeklerde % 5,8 olabilmektedir. Cinsiyetler arasındaki bu farklılıklar antrenman süreci sonuna doğru da daha büyük olduğu görülmüştür (Gündüz, 1997)

Hiç yorum yok: